Yağmur Bana Ben Yağmura

Yemek masasında konuşmalar kesilip bir anda uzunca bir anda. Çocuk anne ve babasının arasında yine. Bir korkudur kitapların satırlarının arasından anlatıldığında çocukluktan tanınan bir duygu olur.

Tezer özlü intihar eden şairlerin yazarların peşine düşmüş onların yaşadıkları yerleri görme birlikte yaşadıkları insanları tanımak gibi merak edinmişti. Yazılarında onların hüznü yoksa hüzünlü yazardı da.

yagmur

Kızmamış kızmış kızdırmışız kendimi işin içine katıyorum aslında pek yokum kızdırmışlar ve yaşamaktan vaz geçmiş. İnsanları sevmeye çalışmış çok sevmiş olmalı hayvanları sevmiş sonra insanları sevmekten vaz geçemediğinden kızmış kızdırmışlar o kızdığı anların birinde bir şeyler çiziktirip ellerini bırakıvermiş yüreğinide.

Böyle şeyler olunca vücudumun içinde bir ağrı bir kesici ağrı yeri pek belli değil dolaşıp yakalanmayıp gösterilmekten korkarcasına ağrın nerede neren sızlıyor bir yerlerim hem de çok acıyor çocuklukta nereden geldiği belli olmayan taşın baş yarması acısı. Şimdi o da ne işte öyle bir ağrı sızı can yanışı.

Nefes alamadığı şimdiler de almıyor kirli bir hava solumak istemediğinden olmalı bizim ciğerler sigarasız bile simsiyah alışmış olmalıyız leş gibi içinde ne varsa o havalardan soluklanmaya.

Yağmur yağıyor Tezer Özlü kitaplarının sayfalarından örneklenmiş çizilmiş gibi. Hüzün bulut bulut tepeye yerleşmiş kızgınlığı şimşeklerinde gök gürültüsünde bir de delicesine indirmiş bir şarkının arkasına saklanmalıyım bir yerlerde ıslanmalıyım bu yağmurda olmaz bırakma ellerini haykırılmalıydı.

Yağmur bana ben yağmura kızmış olmalıyız.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir