Post Tagged with: "yalnızlık"

Manzaralı Yalnızlıklar

Dünyayı tanımayı çok istiyordu. Biliyordu gördüğü biraz bildiği gecesi çabuk biten, hep gözlerin izinde yaşadığı bu dünya küçüktü, kopuktu. Büyük dünyadan büyük bir dünya vardı, tanıyacaktı o dünyayı. Güzel değildi yaşadığı olsun. Tanıyacağı güzeldi, öyle biliyordu. Hayat ona vermediği değeri sadece ona değil, o da biliyordu verecekti bir gün ilerde […]

Bölüşelim Yalnızlıkları

Ne güzeldi her şey. Tadındaydı belki de biraz fazla şekerli. Gözleri kapatmaya gerek yok yaşananın adı rüya, düş. Satırların arasına, notaların arasına saklanmış şimdilerde aranıp bulunanından değil, mutluluğun ateşte unutulmuş süt gibi kabarıp taştığı günler. Ellerin avuçların sıcaklığı tende gözler birbirini esir almış el tetikte bakışları. Yüreğin içten çarpışı dinle […]

Unutkanlık Geldi

Demir bir kafes, zincirler. Ruhun ele geçirilişi. Ne kadar küfür edildiğini? Hak edilmeden edilen, eden. Al topunu git oynamıyoruz seninle. Top olduğunda top sahibi öyle kovulamaz. Kuralı yok top kiminse o oynar. Oyun için top lazım. O kadar tutsak düş onca şakırtıyla. Zincirli gecelerde zincirli düş onca şakırtıyla ortada dolaşan. […]

Ölümünden Çok Önceleri

Gitmeden yok olmadan şimdilerde ölmüştür demeden binlerce yıl önce. Masalsı olsun. Soğuk karlı bir kış günü. Neşenin dibine vurduğu gecelerden birinde. Mahzunlaşıp anlatmıştı ölümünü. O kadar uzaktı ki. Gülerek içine cıvığından şakalar katarak, sulandırarak çarpıtarak hiç gelmeyecekmiş gibi. Yalnızlığını yalnız öleceğini. Korkudan gülünür ya, öyle gülüyordu. Hep korkmuştu yalnızlıktan yalnız […]

Yalnızlık Çırılçıplak

Kulağında bir Latin müziği sabahın en cincikli saati bahçede kuşlar cincikli olmanın sesi. “Yatağını toplasaydın be çocuk”. Her sabah aynı terane. Nereden buldun bu kelimeyi? “Askerden kalmış olmalı topçu marşından” Sabahın bu olmamış saatlerinin daha hamı saatler elinden alıp kaçacaklarmış gibi nefes çekişler sigaradan. Dumanları o sıralar “özle beni bye“ […]