Post Tagged with: "sinema"

İlk Kar Yağmadı Daha

Hava kapalı, düşündüğümden soğuk, yine de gittiğim yerlerde dışarıda oturmayı seviyorum. Yağmuru şöyle bir gördük bu sene, daha kar kapıdan girmedi. Dışarıda oturunca koyu sohbetlerin ortasında kalıyorsun. Masanın uzak köşesinde başka bir sohbet ortasından bir yerinden kulağın giriyor. Yarı sızılı bir sesle anlatıyor: Gece yarılarına kadar uyuyor artık, her şeyin […]

Shadowlands Gölge Topraklar

Eskilerden bir film. Gecenin ilerlemiş bir saati, ölümü bekleyen bir kadın, başucunda uykuyu yenmeye azimli uykusuz bir adam. Gecenin karanlığında karanlığı yenmeye çalışan lambaların aydınlatmaya çalıştığı bir oda. Kadın acı çekiyor belli. Ölümle tanışmak üzere biliyor. Sevmenin baskıcı değeri, bulmanın yitirmenin bir başka anlatımı, korkularla yüzleşmenin diğer bir anlatımı. LoveStory […]

Ne Film Ama

Bir adam kalkıyor. Tineri kokluyor. O kafayla gidiyor. Bir kadını öldürüyor. Beş parasız. Ceketini satmaya çalışıyor. Satıyor veya satamıyor. Memleketine gidiyor. Oradan ülkeyi bir başından öteki başına denecek şekilde geçiyor. Beş parasız. Sınıra geliyor. Onuda geçiyor. Beş parasız. Geçtiği ülkede savaş var. Ülkenin ortalarında bir yerde savaşın taraflarından bir gurup […]

Que Sera Sera

Televizyon siyah beyazdı. Haftada üç, sonradan dört gün yayın yapar olmuştu. Cumartesi gecelerine bir film koyarlardı. Casper’dan sonra en çok o film kuşağını severdim. Eski ama güzel filmler koyarlardı o kuşağa. Ava Gardner’ları, Frank Sinatra’ları, Burt Lanchster’ları o günlerde artık eskimiş denebilecek o filmleri o kuşakta seyrettim ve sevdim. O […]

Bir Film Daha Love Story

Karlı kış günü bankta oturmuş bir adamın oturup anılarını derleyip topladığı bir görüntüyle biter film. Bir muhteşem müzik çalmaktadır fonda… Son cümleleri “Love means never having to say : You’re sorry” Aşk hiç bir zaman pişmanım dememektir. Love Story Böyle kalmıştı. Böyle bizi perişan etmişti. Ryan O’neil, Ali Mc Graw […]