Post Tagged with: "şehir"

Hiç Beklemeden Gitti

Köşe başında hep beklediği gibi bekler sanırsın. Bıraktığın gibi. Hiç beklemeden gitti. Öyle bil daha iyi bekler bil bıraktığın gibi bil. Rahat et. Şarkıların içine karıştır manzaralara bulutlarda hep o olsun ona benzesin. Nasılsa olsa her nasılsa. Bulutlar siyahladı bulut denilince. Her şey karardı. Ekimin içinden geçiyoruz. Ankara ile aşk […]

Artık Elinde Zamanı Yok

Şehri çok uzaktan yüksekten seyrediyordu. Bitmişliklerle dolu her şeyi yarım bir şey bile olmadan arkasında bırakmış bir şehir kalmıştı önünde. Bitmesi her şeyin bitmesi değil yaşanması yaşanmış olması asıl. Güzel çirkin iyi kötü içinde ne varsa bazı dirense bile çoğu önüne ne konduysa öyle yaşanmış yaşanmışlığıyla kalmıştı. Olur bazı. Bir […]

Şehir Çok Kalabalık

Bugün şehir neden kalabalık dersin? Gitmekten vazgeçenler bu kadar çok mu? Zamanı kaçırmış olanlar. Yeni suratlar, botokslu tanıdık değil, bakışlar bakmamalarda, sözler sessizlik dolu. Şekerin kaç damla çay? Otur sırt sırta bakışalım. Sen ufuğa ben ufuğa ufuk bize kavuşmalı bakışlar kısa yol. Cebinde uzaktan uzatılan bir elin açılmış avucunun sıcaklığı, […]

Bu Şehir Onundu

Bilirdi her köşesini. Şehir bazı ana kucağı olurdu, bazı yavruyu öldürmeye niyetli aslan. Düşlerine bile girer öylesi olduğunda kötü, gözleri kırmızı, dişleri sıkılmış hırlar halde. Şehir öyle olur mu? Olur. Hiçbir yerde korkmadığı kadar korkar, yorganın altına sığınır, başını koltuğunun altına alır birde. Korku böylesi yüreğinin taa dibine kadar dibinde […]