Post Tagged with: "ölüm"

Geriye Saymayı Yavaşlatmaya Çalışırken

Tam doğru dürüst bir şeyler olacaktın vaz geçtin osuruktan teyyare oluverdin başımıza. Lazım değil bir benim büyüğüm söylerdi. Sonuna kadar düzgün çeke kurtara gelinen bir işten sonra sonuna gelmişken tam biraz çocukluk gençlik biraz acemilik haytalık acelecilik sabırsızlık getirmişin sonuna karpuzu misal taşımışın onca yerden masanın üstüne bırakmışsın düşmüş biraz […]

Düş Kurmayı Bile Yaşamak

Düş kurmayı hayal kurmayı bir yerlere bir şeyler olmadan gitmeyi gitmeyi düşünmeyi yapmayı düşünmeyi yapmayı bir şeyleri yapabilmeyi düşünmeyi ihtiyarlayınca belki de çok yaşadığını düşününce yeterince belki genç olsan bile yapmıyorsan yapamıyorsan düş kuramıyorsan yapamıyorsan düş kurmayı bile yaşamak zor geliyorsa biraz da imkansıza dönmüşse tadı kaçmışsa şekeri yoksa. Öyle […]

İşte Tam O Anda

Bir fado bir çığlıklı ağıt. Kapıyı çalar gelir çoğu kapıyı çalmadan kapıyı kırıp bazı birden bire geldiği olur. Ölüm bu sinsi sinsi yanaştığı kapı pencere sımsıkı kapalı bacadan geldiği. Hep bir çığlık bir ağıt bazı içinde bir oh rahatladı bir bittiği iyi oldu. Yanaştığını bilen gören anlayan kokusunu alan çağıran […]

Ölüm Üzerine Konuşulacak

Şair bilirmiş gibi bilir aslında bilmezse bile şimdi öğrenmiş olmalı şairliği büyük bir ihtimalle oradan gelir “büyük bir şaşaadır ölüm ebruli nurlarla gelir öyle yanardağdır ki öfkesi mutant desturlarla gelir, karşıtıyla yüklüdür her şey, mutlak çözümlerden vaz geç, tartışılmaz mükemmellikler ne gizli kusurlarla gelir” der. Atilla İlhan. Ölüm böyle ya […]

Ne Zaman Ölmüştün?

Yattığında ölmeye, yattığında ölmeyi öğrenmeye niyet ettiğinde kurduğunda hepsini gözyaşlarını tutamadı önce. Öncenin sonrası pek yok. Gözyaşlarını tutamadı. Vaz geçemedi hepsinden hiçbirinden bir tekinden bile. Karşısına oturup oturmuş öldüğünü anlatıyordu nasıl öldüğünü bedeninden nasıl vazgeçtiğini. Anlatıyordu yüreğini çıkarmışlar tepsiye koymuşlar sunmuşlar beğenmemiş yüreğini bu beğenilmemiş yüreği kendi yorumu bu bakmışlar […]