Post Tagged with: "acı"

İçinde Ne Kadar Kirli Kelime Var?

Her hayat kendi yoluyla başlar, otobanlar, asfaltlar, patikalar hep birilerinin yollarıyla kesişse de kendi yolu olup ölümde son bulunan yol. Yollarımız bir paralel olduğundan beri sonsuza dek ondan. Bir kelebek etkisi sen yüreğinde düşün fırtınalar diz boyu üstüne sarhoşluklar. Yağmur öncesi sessizliği ölüme beş varlara benzer bir gitar teline, telin […]

Ağlıyorsam Özür Dilerim

Bir şarkı, şarkı değil içine acı kaçmış sesler. Takılıp kalırım bir şey var. Acı. Çok uzaklardan o kadar şarkı ses, radyo da, yolda yürürken, minibüste, cafe de, televizyonda. İçine acı kaçmış ses. Ne kadar neşeli, hareketli, cıvıl cıvıl, çılgın parça olursa olsun seste bir acılık. Acıyı hissettim ya. İsabel Pantoja […]

Uzat Elini Gecenin En Kuytusuna

Hayatın bu kadar kalleş olabileceği, çocukluğun gençliğin kötüyü öğrenmekle geçeceği son yarısında gırtlağını yakarcasına söylenen ağıtlar, fadolar dokununca yakan öğretilemezdi öğrendin. Kötülük tatil kentinde sarhoşlukla ayıklık uyku sersemliği, mide bulantısı arasında bir başka koyunda olsa görsen, şehrine döndüğünde gelip bir gece yarısında sırtını dönüp sinsice sokulsa hayırını olmazını şeytan kapatsa […]

Suskunlukların Sorgulaması

Anlaşılmamış suskunlukların sorgulaması olur gecelerde. Susmamış konuşulmuş olsa aralara karışmış suskunluklar gece acımasız gardiyan olur. Girişir tekme tokat sonrasında burkulacak onca yer var içler acır yaralar yürekte. Bir dere kenarına su alsın götürsün bırakılmış hayallerin su almış gitmiş dileklerin denize ulaşmış beğenmemiş ı ıh, ondan her halde olmazları. Payına ne […]

Tik Taklarımı Caldılar

Hayır Peter Pan’ın ciddi arkadaşı Tinker Bell değilim. Çalmaları yetmedi, oynadılar bir de tik taklarımın ayarlarıyla. Bir de uyarı tik tak larıma “biraz ağır lütfen.” Yaşam acısından daha büyük bir acı yoktur. Mikrop kapmış yara gibi önce kızarır, sonra çizilir, derinleşir ta ki öldürünceye kadar. Her şey gibi birden ölür. […]