Sohbetlerimiz

kahve-sohbet

Sohbetleriniz sohbetlerimiz masa başında olmaz hiç. Kendimizle kedimizle masamızla sandalyemizle kırılmadan kendimiz denilince tamam tamam kendimizle değil en azından siz hiç masayla sandalyeyle kalemle televizyonla televizyonda o sırada kim varsa çoğu içten içeriden dışarı biraz fısıltılı epey ileride iyice gür sesle sohbetiniz konuşmalarınız dialoglarınız kırılmadan kırmadan kavganız kavgamız değil alınganlık olmasın masa başında olmaz pek olmaz yani. Öyle rahat rahat çay yudumlarken oturup sakin sakin olmaz genel de.

Diş ağrısı gibi tam uykuya biraz niyetli yatağa girip başınızı yastığa koyunca okuduğunuz kitabın bir yerinde kargacık burgacık okuyamadığınız okuyamadığımız mehter gibi bir ileri iki geri bir türlü nasıl hallerinde sinir katsayınızın sayımızın çarpım tablosundan irice yüksekçe rakamlar arasında gezindiği sıralarda sohbetlerimiz kendimizle kendimle kendinle.

Önce hafiften bir eleştiri yumuşacık iç sesle az sonra kasırga olacak fırtına olacak hafif ılık bir meltem o anlık otur beş dakika sohbet edelim daveti daha başlamamış yüze vurulmamışlığı altta saklı bilinen görülen hissedilen bir daha söyle bakayım duyamadım biraz var.

O an okuldan kaçmışlıklarından birinde gösterdiğin cesareti fazla bile birazını kitaba geri dönsen kalkıp bir su içsen şarkı mırıldansan dışarı baksan sıcak desen soğuk yarın yağmur yağar desen yağmayacağını bile bile akşam çayı fazla kaçırmışım kahve içmemeli çok yememeli huzursuz ediyor adamı rahat uyutmuyor bu kitap iyi gelmedi bir az ara vermeli karşı komşu uyumamış olsa kapısını çalardım kedinin maması tüylerini döküyor mamayı değiştirmeli falan okuldan kaçmak için defteri unuttum çalışmadım şimdi sözlü yapar yazılı yapar vallahi de sen kendi kendini ayartmaya. Hadi neyse.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir