Öylece Bekle

hayat acitir

Öylece bekle. Bıraktığı gibi bir vazo bir çiçek bir örümcek ağı tülü gibi rüzgardan bile kıpırdamadan bekle.

Piştiğin dolu dolu olup yine de patlamadığın her şeye artık nasıl olsa bensiz de dediğin görmemezlikleri yeğlediğin o dünya şu yaşanılası bulmadığın demediğin artık sadece kafandan geçen.

Dünya o bildiğin sana hiç yüz vermeyen peşinden koştuğundan olacak bütün birileri gibi kaçan gözüne bile çarpmadığını düşündüğün dünya çırılçıplak hiçbir şeyden sakınmadan olmayan yine de ya varsa defolarını kapatır loşluğa saklanmadan gecenin olamayacak kadar parlak ışıklarının altında sakınmadan korkmadan çekinmeden güvenerek kendine seni nasıl ne tür bir kalp çarpıntısına uğratacağını bilerek huşu içinde koynuna süzülüverecek. Gözlerini kapa. Kendini sana özgürce sunacak.

Öylece bekle.

O sunuş sana bir vicdan borcu mu?

O da önce kendisinden utanır gibi hissediyor olacak kendisinin kendisini affettiğini söyleyecek hissetmeye çalışacak sonrasında pişmanlık öyle bir duygu senin koynuna gelmiş olmak. Gözlerini tavana dikip kendi kendine söylemek için bir yalan arar gibi bir sancı neden geldi neden onca cesaret senin koynuna bunca zaman sonra bilinmezlik varmış onu oraya itmiş düşmüş.

Gözlerinde onca beklenmiş zamana bile kerç etmeden o hoş geldin iyi ki buradasın geçti bitti tamam artık acımıyor bakışına rağmen.

Af edilmesi gerekenin kim olduğu konusunda bir kararsızlık .

İşte o adamı öldürüyor.

1 Yorum
  1. Ece Evren says:

    Anladım, anladığımı tahmin edebilirsin tanıdığın artık benim. Suçluluk duygusu,”hata yaptım (zira sen çok incindin…) “Çıtayı yüksek tutuyorsun, bunlarla (???) yetinmelisin! ” Ya da “Ben izin verdiğim için hayatımdasın!..” Ben_Sağol ya, 300 km ötede ve sadece bir ses ve ne zaman duyacağım belli olmayan. Doğru olan tarafı nedir o zaman bu en az üç kamburlu ilişkinin? Suç firarda, suçluyu olanca becerisiyle görünmez, ya da ben değilimdir mutlaka düşüncelerinde gizlemiş.

    Yanlış belli, öncelikle hayal etmek onca sene, umduğunu bulmak belki, ama ilk günle aynı tavırda olmamak, ayağının birini ezip dışarda sabitleyip, buraya kadar iznin demek. Yaş ilerleyince hiç kolay değil bir tutsağı olduğun şifa bildiğin birinden vazgeçmek. Gurur yapmak bile lükstür artık sana. Zira zaman sizin için sıhhatsizce sabırsız ve çanlar bizim için çalmadan bu sızı asla geçmeyecek.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir