Kırmızı Mavi Gece

Kırmızıyı maviye bağlayan geceydi. İstenen hiçbir şeyin istenildiği gibi olmadığı yaşanan hiçbir şeyin yaşanılası yaşanmadığı altın madeni muhasebesi gibi gram gram dakikaların sayılıp saniyelerin geçmediği berbat bir gece.

Kolu yakalanmıştı gecenin nabzı vardı atıyordu cılız daha ölmemişti ölmesine az bir zaman olmalıydı nabız sabır gibi zayıflamıştı iki dirhem bir çekirdek bile değil. Oysa mavi az sonra kafayı uzattı uzatacak kırmızı kendi derdinde bile değil ölü verecek şuracıkta.

mavi gece

Bekledin mi başında? Beklemiş liğin var mı?

Kim bilir bu kaçıncı belki. Gecede geceden önce geceye hayata girip delik deşik edip hayatı da eninde sonunda nasılsa bitecek delik deşik sökük yırtık biraz ayıp belki oldu bir kere hayatı da öyle çizik çarık.

Rahatla içini dök ne söyleyeceksen söyle birazdan nasıl olsa.

İyi insanlar için bile olsa kasvetli çirkin delik deşik yırtık içinde binlerce hüzzam barındıran nafile içi boş içi kof masumlukları lime lime etmiş birazdan az sonra tabutu bile hazır.

Gökyüzüne bakacaksın mavi.

Vahşi saldırganlığı yürek yakarlığı biraz külhan kabusa yakın çok çektirmişlerden sonra gelmiş olması biraz da ondan. Tam tepede baksa görse.

Kim nasıl niye yaptı eli kırılsın denmiyor kırmızıyı maviye bağlayan gece bir iniltiyle duyulmamış olabilir tabutu da hazırdı mavi geldiğinde.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir