Kaça Bilse İnsan

Nefesin kuru gözyaşı daha değmemiş dudaklarına. Şiir gibi yaşanır zannediyorsun hayatı değil hiç öyle yaşanmıyor. Büyümüş annenin dediği gibi eşek kadar olmuşsun yaş kemale ermiş çoktan. Acılar binlercesini yaşamışsın daha değişiği var mı fantezisi bile kalmamış.

insanlar

Karşına oturtmuşsun hayatı kaç kere astığın kestiğin binecek binlerce kere zindanlarda çürütmeye karar verdiğin ölsün çürüsün dediğin şimdi bile yanında senle ne yaşadıysan işte ondan bana da demişliği hep hayat baktığında görüyorsun bunca yıl artık kullanılmaz yenisi denecek kadar yıpranmış doğranmış yaralı yorgun hep senin olan hayat karşında sorsan senin hep unutmaya çalıştıkların dillenecek yüreğin ona da razı değil.

Kolay mı yalnızlığı bir şizofren teması yalnızlıkları çocuk inceliğinde avutarak hep onlarcası bir arada yine de adı üstünde yalnızlık kollarını kıvırıp yumruklarını sıkıp teker teker gelsenize ayaklanması dikelmesi olsun o bile bir ses yalnızlığı alıp götürmese de kaçırmasa da sindiren bir an.

Her seferinde tam da kafayı yerken yanına bir şey alır mısınız sorgusu üstüne biraz maydanoz limon bu gün de böyle biraz ekşi surat buruşturtuyor insana.

Her şeyi kapı önüne bırakıp bir kaça bilse insan bir topuk bir daha ardına bakmadan gidenler hep öyle yaptı.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir