İnsanoğlu ilk önce doğmayı öğrenmiştir sonra ölümü. Kendi kendine ölümü, sonra çentiği bulmuştur. Çentikleri biriktirmeyi bulunca önce tehdidi sonrasında gereğini öldürmeyi

Yoğun bakım ünitesinin kapısı, içeriden sessizliği bozan kapı dışındakileri umut trenine asılmış tutan makine sesleri geliyor. Nefes makinesi, kalp makinesi, ben buradayım gitmedim daha sayışları. Yaşıyorum umut edin bir gün gelip yanıma veya ben sizin yanınıza nasılsın? Diyebilmemizi umut edin. Merak edelim ben belki siz kendiniz adına olmasa da sevdiğiniz biri adına merak edin. Henüz gitmedim, belki uzun bir zamanda gitmeyeceğim oradan size umut edin diye saydırıyorum makine seslerini. Böyle diyor olmalı o sesler. Godfather filminin babanın hastane sahnesi gibi titreten bir yanı olmasa da kapıdakilere ben buradayım der. Saydırır bir iki üç dört… bilmem kaçtan bir önce bilmem kaç.

godfather sahnesi

Tekerleği bulamayan Amerika kıtasında yaşayanlar hem tanrılara kurban, hem rakiplerini öldürmeyi bulabilmişlerdir. Eski dünyadan ayrı bir kültürdür ama ölümü, öldürmeyi öğrenmişlerdir, savaşı. Mülkiyetin benim demenin o ince sonucudur, öldürmek.

Yeni Gine de bazı kabilelerde ikiden fazla sayı yoktur. Birden fazlası çoktur onlara göre. Aborjinler de belki o yüzden savaşmayı pek sevmiyorlardı. Çok, benim çokum var diyebilmek. Belki o doymak bilmeyen bilmem kaçlardan bir önce, bilmem kaç, bilmem kaçlardan bir sonraları biriktirmek açlığı dünyanın düzenini bozan.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir