Her Güneş Doğuşunda Yeni Baştan

İnsan her şeyiyle yaşar. Bütün hücreleriyle ruhuyla bedeniyle hisleriyle akılıyla kiriyle pisliğiyle ışığıyla yaşar. İnsan demek öyle bir şey. Her türlü başına gelmişliklerle özellikle sakladıklarıyla göstermedikleriyle zaaflarıyla çürümüşlükleriyle kirlilikleriyle temizlikleriyle iyi niyetlilikleri yüreği kalbi insancıllığı hepsiyle vardır onlarla yaşar zaten onlardır.

gunes dogusu

Ortaya koydukları oynadıkları olmak istediği çoklukla ne var olsun istiyorsa o. Zaaflar zayıflıklar sakladıkları üstünü örttükleri örtebildikleri ortaya koyamadıkları. İnsanlığı budur. O kadar işaret edilen o ol denilen bile belki. Onlarda var hepsi değil az bir şey.

Varsam oysam.

Binlerce rezillik on binlerce kepazelik kepazeliği Nazım’dan tam da onun söylediği gibi ruhta binlerce oyuk hafiflesin binlerce yüz binlerce boşluk on binlerce acaba.

Her güneş doğuşunda yeni baştan ruhunu yıkamak akşam olduğunda kir pas içinde bir ruh yorgun yatağa öyle girmek ruhu yıkamak temizlemek. O kısmı her sabah insan olarak sadece insan olarak uyanabilmekten geçiyor.

Nasıl olur?

O sana öldürülmek üzere yıkanmak üzere aynı yatağa girdiğin temizlenip çıkacağın insan olarak çürümeye yeniden başlamadan kirlenmeden az önce sabahın ışığıyla geceyi kovup kiri kötülüğü pisliği yeni baştan giyinmeden yeniden her sabah güneş gibi yeni baştan yeni bir güne.

Gözünün içine daha gölgeler kaçmadan teslim olmadan zaaflara çürümüşlüğe ellerini kaldırmadan ruhun gün ılıdığında sen ısındığında güne bir sürüngen kanı olup gece ne kadar soğuk durgun kıpırtısızsa o kadar çılgın tahrik edici gün.

Seni kandıranın sen olduğunu sen daha iyi biliyorsun.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir