Hava Söndü

Pencerenin kenarına gidip tülü açtı. Dışarı baktı havadan güneş kaçmış, bulutlar gelmişti.

“Hava söndü. Az sonra yağmur başlar.” Dedi.

Yaz bitmişti. Takvimler öyle diyordu ama kısa kollular daha üzerimizde biz daha bitirmemişiz yazı diye düşündü. Işığı yaktı hava kararmıştı. Kararmamıştı, öyle derdi hava söndü. Gündüz daha öğlen olmamış hava sönmüştü. Hava değildi yalnızca kararan.

Karanlık Yağmurlu Hava

Hayatın her haberi içini karartıyordu. Devrilen ağaçlar, binilen asansörler, sokakta rastlanılan kocalar, ağabeyler, binilen belediye otobüsleri, yağan yağmurlar, binilen araçlar, beklenilen duraklar, çıkılan yollar, gidilen yerler, canı sıkılan insanlar, çay içilen yerler hemen hepsi bir şekilde insan hayatını bitiriyor. Bitmeler başka ülkelerden çok daha çeşitli. Bu çeşitlilik yalnızca biten hayatlarla sırlı değil. Her biten hayatın yaşanışı da ayrı bir hikaye. Neredeyse her olay sonrası birkaç yüz sayfalık onlarca roman çıkabilir bunlardan.

Yağmur başladı. Kararan hava iyice siyahlaştı.

Hava söndü…

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir