Çok Eskiden Yazmışım

Çok eski çok çok eski.

Bildiğin gibi görebildiğin gibi hayat kısaldıkça kısalıyor. Gittikçe biraz daha yaz yağmurlarına benziyor. Ve ıslak toprak kokusu bile uzun sevdalara kısa kalıyor. Sevgi dediğin uçup giden bir kelebek olsaydı senin dediğin olurdu. Dosttuk, başka bir şeydik adı konulamamış. Mühim olan sessiz iki destandık. Sen olmasan bile hayat var. Yıllar sonra bile aynanın ötesinde kıpkırmızı bir ışığın olduğunu herkese dur dediğini bilen birisin.

eski zaman asklar

Ben trafiğin bile anarşistiyim. Dünya benim bildiğimden küçük gezdiğimden büyüktü. Bir yıldız arıyorum, arıyordum. Orayı bulduğumda yerleşmeye kararlıyım. Orası küçük bir gezegen olmalı Sevgi ağaçları orada. Sevmeyi öğrenmek için ten kokusu bile yeterli aklında kalıveriyor. Koklamak yeter.

Doğdum büyük kirli havalı bir kentte büyüdüm. Yaşadım. O şehri sevdim. İçinde onca şey vardı vazgeçilemeyecek. İnsanlarını sevdim. Gençliğim çocukluğumda o lezzet içinde geçti. Çocukluğumu çocukları hiç unutmadım. İnsanları bazı zamanlar tek tek çokça bütünüyle sevdim. Sevgi bir onur mücadelesi. Yaptım. Kazanmak ne mümkün kazanır gibi kaybettim kaybettim. Usanmadım. Bütün insanları seviyor olarak kaldım. Her nasılsa.

Çok eski çok eskiden yazmışım.

3 Yorum
  1. Açık ve net ifade, dünyadan umut kesilmemekle birlikte uzakta bir gezegenin kirlenmemişliğine özlem.Sevgi hakim her şeye. Kaybettirmek içinse her tehlike.Hafızandaki koku bile yeterdi sana.Kazanmak yok gibi zaten dünyada, kayıp olmuyor muyuz hiç bir şey yaşamamışcasına sonuçta. Ama yaşamdan umutluyuz hep, bir beklenti, mecburuz.

  2. deryaninsporgunlugu says:

    Bazen eski sandiklari kurcalamak gerekiyor :)

    • kucuk prens says:

      Eski sandıklar büyük ve her şey içine tıkılmış olunca karıştırması hem zaman alıyor hem de unutulmuş onca şey yeni baştan çok zor.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir