Çocuk Olan Sen Değildin

cocuk-olmak

Çocukluğu vardı avucunda sıkıp ölecek narinlikte serçe gibi korkak ürkek geldiğinde. Yüreğin atardı çıtır çıtır soğan kabuğu sesi gibi sesi. Çocuk olan sen değildin sadece çocuktu herkes çocuk parkıydı ortalık.

Şairin acemi bulutu geliyor arkasına geçip epey bir görünmez oluyorsun az bir şey bulutun arkasında o da bir gölge çok uzak zamanlardan silik silik ocağın üstünde kahve taştı taşacak fincanda sen hani onu da serçe parmağınla çaktırmadan kimseye bana kalsın silsen. Damla damla ter olup yapışsan alına el kirli dokunma kendi isteyince nasılsa ıhlamur kokar ara sıra sokaklar tarçın dan eser yok nereye uçtun kaçtın bilen yok az biraz ötede ki ağacın üstüne tüneyen sen olmalısın belli kedi ondan vıkvık layıp duruyor bizim ki bozuk sesi böyle çıkıyor gece yarısına kadar.

Hep aynı şeyi anlatıyor herkes her şey kelimeleri değişik cümleler devrik mevrik yamyassı noktalar başka yerlere tünemiş hepsi her şey aynı şeyleri bazısı değil bazı suskunluklar başka hikayeleri de içine saklamış onlar da ilave promasyon.

Yağsın, dursun, fısıldasın, konuşsun gece yarılarında yanmadığına şükredip onca yalım arası yapıp da gidebildiği yere kadar. Fener her seferinde aynı göz kırpar geri dönüp bir de ötekini dememiştir yok canım daha neler.

Aşklar içine ne katar neler koyar neler doldurur tıka basa taa ki sana kadar şimdilerde.

Serçeler avuçta ölü tüm çocuklar büyüdü.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir