Bu Şehir Onundu

Bilirdi her köşesini. Şehir bazı ana kucağı olurdu, bazı yavruyu öldürmeye niyetli aslan. Düşlerine bile girer öylesi olduğunda kötü, gözleri kırmızı, dişleri sıkılmış hırlar halde. Şehir öyle olur mu? Olur. Hiçbir yerde korkmadığı kadar korkar, yorganın altına sığınır, başını koltuğunun altına alır birde. Korku böylesi yüreğinin taa dibine kadar dibinde bir el yordamı arama bile.

Şehir

Bu şehir kokmayan gölgeler ad konmamış, köşelerde bucaklarda sonra birbirine alışma ortalıkta birden belirmeler kaybolmalar kaybolup gitmeler. İsmini bilmediği onca yıldız gökyüzünde. Nereden gelmişlerdi. Bir yerden değil hep buradalardı. Kırıtan bir şehir bir öğleden sonra. Arkamdan bakma. Bakmıyorum. Yalancı. Ruju öpüşürken temizlenmiş olmalı. Bu akşam üstü her şey gri. Yaşamak istiyor. O zaman soluklansın. Yüzünde bir sıkıntı izi. Mutluydular yinede. Bu şehir sahte şarkısından tanırım. Yeni öğrendi ilk defa söylüyor ondandır. Eski bir şarkı söylesin. Üzüleceğin bir şey eski şarkıların hepsini unutmuş. Mutluydular, eğleniyorlardı, şehir yere uzanmış gökyüzüne bakıp o tek bildiği şarkıyı söylüyordu.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir