Bir Göl Kenarı Düzgünlüğü

Tezer Özlü kelimelerin nasıl az can yakacağından dem vurmuyordu, kurşun sayıyordu, can yakar diyordu. Yara açar, kanar üstüne ne basarsan bas, ne kapatırsan.

Unutulmamışlardan, unutulamayanlardan dediği gibi geçmişi düzeltmek. El yordamı kırışıklığını almak, ütülü gibi olmasa da düzgün televizyon örtüsü düzeltmesi annenin çay koymaya giderken. Çay içer misin?

göl kenarı

Kimseden bir şey beklememek ama yanına hani bir bisküvi öylesi değil. Rüyayı yarıda kesip uyanmak, kendi yaşamına bile dışarıdan bakamamak hep içine dalınmış orta yerinden kenarı köşeyi görüp düzeltmek hayali, bir savaş zayıflıklara kılıç sallamak umarsız her darbe yeni bir yara kendinde. Bir kelime içinden binlerce canavar binlerce kalp binlerce yumuşaklık binlerce acı bir kelime anlamlar. Yeni insanlar her biri bir başka bulmaca yeni travmalar, yeni kirlenmeler el yıkamaları, taşınamayacak ağırlıkta hırslar bıraksa bir köşeye uçacak taşı sana ceza benim daha güzelim var, varsa var. Kendine bir dışarıdan bak, yüksekten korkarım, ben de uzun cümlelerden içinden ne çıkacak başladığımda. Her başkasının hatası benim bana yapıldığında el yordamı düzeltilmişliklere takılınmış, doğru gidilen çok güzel düzeltilmiş eline sağlık.

Bir göl kenarı düzgünlüğü şıpırtı o kadar grilikler suyun üstü, beyaz olmayan bulutlar gökyüzünde. Beni bırakma yalvarışı yalnız kalındığında gidiş. Göze alınmış dönme dolap hızlarında tahtalıya az kaldı cesareti. Hepsi karşı kıyıda bir çılgın su sığ dere say geç.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir