Bir Bakıver Elde Ne Kalmış

Doğarken öyle ufak tefek elleri boş bakmayı bilmez olmasına rağmen insan bir dolu yükle gelir. Hayalleri vardır, umutları, kaderi hayatının en son anına kadar hepsi. Alır, gelir.

Gözlerinin kısıklığı, ellerinin sımsıkı kapalı olması ondan mıdır?

Bir yerinde hayatın ağır ağır belki, belki birden hepsinin düşürülüp kaybedildiği görülmüştür, olur. Nerede gördünüz mü düşmüş üstüne basmadınız değil mi? Soru. Soru da düşmüş o da yok.

zaman geciyor

Ve akıp gider. Geceleri gündüze katar, gündüzleri gece yapar sayar saymaz hesaplı hesapsız biter bir an kalmamış.

Yumuşak sıkılmış el, açılmış buruşmuş bir el olur.

Bir bakıver elde ne kalmış, karıştırma en güzelinden bu gece.

Bunu versek yerine? Değiştirme fırsatı yok mu? Ama o benim arkadaşım çok beğenmiş aynısından bir de bana?

Dünü verseler tekrar? Seni rüyamda gördüm birkaç gün önce hangi gündü bu günlerden ne?

Şöyle diplerden karıştır tombala torbası gibi salla şöyle. Birbirine çok benziyor artık.

Hemingway yazmıştı balıkçı hayatının sonuna az kala çok büyük, çok çok büyük bir balık yakalamıştı “İhtiyar Balıkçı ve Deniz “de. Hewingway de yaşamaktan vaz geçmişti, cebinde bir dolu hayal, umut varken. “İhtiyar balıkçı” yı yazarken mi?

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir